DEHAVK

DEHAVK - Dokuz Eylül Üniversitesi Havacılık Kolu Yamaç Paraşütü Topluluğu
 
AnasayfaAnasayfa  ­PortalliPortalli  ­TakvimTakvim  ­GaleriGaleri  ­SSSSSS  ­AramaArama  ­Kayıt OlKayıt Ol  ­Üye ListesiÜye Listesi  ­Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  ­Giriş yapGiriş yap  
Yeni Başlık Gönder   Cevap GönderPaylaş | 
 

 M. Can Gül ile Röportaj

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Emre



Mesaj Sayısı: 109
Yaş: 21
Ad-Soyad: Emre GÜN
Fakülte: İşletme
Okul No: 2006432033
Kayıt tarihi: 12/09/07

MesajKonu: M. Can Gül ile Röportaj   Çarş. Ekim 24, 2007 10:33 pm

1991 yılından bu yana yamaç paraşütü eğitimi veren Can Gül, güvenli uçuş için gereken bilgileri bir kitapta topladı. Gül, 'Paraşüt kazaları en çok pilotun hatasından oluyor' diyor

"Yamaç paraşütü bir doğa sporu olmasının yanı sıra bir havacılık sporudur. Limitlerini doğa koyar, kurallarını fizik belirler. Yamaç paraşütüyle ilgilenen bir pilotun, güvenli uçuş yapabilmesi için hem gözlem yeteneğine sahip olması, hem de disiplini elden bırakmaması gerekir".
Bu cümleler, 1991 yılından beri yamaç paraşütü eğitimi veren M. Can Gül'ün yazdığı ve Türkiye'de bu konuda ilk kez yayımlanan 'Başlangıç Seviyesi Pilotları İçin Yamaç Paraşütü' adlı kitapta yer alıyor.
Kitapta, bir yamaç paraşütü pilotunun güvenle uçması için gereken temel bilgiler yer alıyor. Kitapta altı ana başlık var: Malzeme bilgisi, aerodinamik, uçuş tekniği, makro meteoroloji, mikro meteorolji ve
uçuş güvenliği. İkarus Sportif Havacılık firmasında eğitmenlik yapan Gül ile kitabı ve yamaç paraşütü üzerine konuştuk.

Bu spora ilginiz ne zaman başladı?
Uçuş hayatım 1988'de uçak paraşütüyle başladı. Uçak paraşütünü THK ile beraber gerçekleştiriyordum. Fakat uçak paraşütünde kendi başınıza çok rahat uçuş yapamadığınızdan, yamaç paraşütüne başladım. O sıralarda dünyada da yamaç paraşütü yeni yeni yapılıyordu. Ölüdeniz'e yurtdışından yabancı pilotlar gelmeye başlamıştı. Biz üç- beş arkadaş o pilotlardan eğitim aldık.

İş haline nasıl çevirdiniz?
Ege Üniversitesi Turizm Bölümü'nde okurken Havacılık Kolu'nu kurdum. Zaten 'outdoor' turizmiyle ilgilenmeyi düşünüyordum. Yamaç paraşütünde branşlaşmaya karar verdim. Okulu bitirince 1995'te İzmir'de dört arkadaş İkarus Havacılık'ı kurduk, 1998'de İstanbul'a da taşıdık.

Kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?
Şirket olarak eğitim vermeye başladığımızda daha Türk Hava Kurumu bile yamaç paraşütü eğitimlerine başlamamıştı. Biz dünyada nasıl bir eğitim sistemi varsa, onu Türkiye'ye getirip o şekilde eğitim vermeye başladık. Bütün hedefimiz, uluslararası standartlarda eğitim veren bir kuruluş haline gelmekti. Bu arada tabii ortaya kaynak sorunu çıktı. 1997 yılında, hem yabancı kaynaklardan hem de kendi tecrübelerimden derlediğim bir kitap oldu. Ama bunu el kitabı halinde, fotokopiyle çoğaltarak kendi öğrencilerimize verdik. Sonra ondaki bilgileri günceleyip derli toplu hale getirdim.

Her yaz gazetelerde yamaç paraşütü kazası haberlerini görüyoruz.
Biz ilk başladığımız zamanlarda çok ciddi kazalar olurdu, malzemeden kaynaklanan kazalardı çoğu. O zamanlar yamaç paraşütü emekleme devresindeydi. Geçtiğimiz 10 yılda da bu spor çok hızlı ilerledi. Çok büyük bir teknoloji desteği var arkasında. Şu anda mükemmel denilebilecek malzemeler üretiliyor. Bu sayede de yamaç paraşütü çok daha güvenli bir hale geldi. Ama yamaç paraşütü hâlâ riskli bir spor.

Peki sizinkinden önce böyle bir kitap yok muydu hiç?
Daha önce Türk Hava Kurumu'nun kendi bünyesinde yazdığı bir kitap oldu. Ama bir yayınevi tarafından basılıp dağıtılmadı.

Kitabı yazmaktaki amacınız neydi?
Şu anda Türkiye'de iyi bir altyapı yok. Birkaç dernek var, Fethiye'de yamaç paraşütüyle uğraşan kişiler var. Bu kişiler ve gruplar bir araya geldik, bir federasyon çalışması içindeyiz. Yani Türkiye'de en azından teorik anlamda bu kitabın iyi bir altyapı oluşturacağını düşünüyorum ben.

Yamaç paraşütü eğitimi veren kaç firma var?
Şu anda düzenli yamaç paraşütü eğitimi veren tek firmayız. Ne yazık ki tek firmayız. Çünkü bu, Türkiye'de yamaç paraşütünün tam olarak gelişmediğini gösteriyor.

Ama Fethiye'de turistlere yamaç paraşütü yaptıran farklı firmalar var.
Fethiye'dekiler tandem uçuşu dediğimiz uçuşu gerçekleştiriyor, yamaç paraşütü eğitimi vermiyorlar. Şu anda bir tek Türk Hava Kurumu bizim gibi düzenli eğitim veriyor. Bazı firmalar çıkıyor eğitim vermek üzere ama devamı gelmiyor.

Kimler sizden eğitim alıyor?
Hedef kitlemiz bankacı, bilgisayar başında duran IT elemanları, sigortacılar...

Diğer outdoor sporlardan farkı ne?
Yamaç paraşütü çok özel bir spor. Dünyadaki outdoor gelişimine de bakacak olursanız, bilgisayarlar ne zaman ofis hayatına girdi, hemen karşı kutbunda 'outdoor' sporları gelişmeye başladı. Türkiye'de de 1980'li yıllarda bilgisayar ofis hayatına girdi ve trekking, dalış gibi sporlara ilgi artmaya başladı. Yamaç paraşütünün diğer 'outdoor' sporlarından daha farklı bir konumu var. Outdoor sporlarında siz bulunduğunuz ortamdan tamamen soyutlanırsınız. Doğa içinde her şeyden uzaklaşırsınız, kendi başınıza kalırsınız. Yamaç paraşütünde bir de uçuyorsunuz. Yani insanı kendi bulunduğu ortamdan bu kadar soyutlayabileceği, farklılaştırabileceği çok az örnek var.

Kitabın içeriğinden biraz söz edelim mi? Dolayısıyla eğitim sürecinden de bahsetmiş olacağız.
Tandem uçuşunda herhangi bir yamaç paraşütü eğitimine ihtiyacınız yok, zaten eğitimli bir pilotla uçuyorsunuz. Ama kendi başına uçacak birinin bu kitaptaki her şeyi bilmesi gerekiyor. Bir yamaç paraşütü pilotunun pratik bilgisi yanında muhakkak teorik bilgisinin de olması gerekiyor. Eğer yaptığı çalışmayı teorik bilgi desteklemiyorsa risk alıyor demektir. Bizden çok daha ciddi çalışan yurt dışındaki yamaç paraşütçüleri bu konuda çok güzel kaynaklar ortaya koymuş. Ben de kendi bilgilerimle bunları bir araya getirerek insanlara sundum.
Mesela kitabın bir yerinde 'üç streamer' kuralı diye bir şey var. Bu, çok teknik bir şey. Üç tane bez parçası var, onların üçü de aynı yönü göstermeden kalkışı gerçekleştiriyorsanız çok büyük risk alırsınız.

Bu işte en büyük risk nedir?
En büyük risk, kalkış öncesinde pilotun gerekli kontrolleri yapmaması ve hava koşullarını tam olarak değerlendirmemesi. Yani pilotun yanlış kalkış kararı vermesinden dolayı kazalar oluyor. Eğer siz kalkış öncesi bütün kontrollerinizi yaparsanız ve doğru kalkış kararını verirseniz, hemen hemen yüzde 95 risksiz uçarsanız.
Kaza haberlerinde detay yok. 'Kayalara çarparak öldü' deniliyor mesela. Ama ya pilot kuşanırken kontrolünü yapmamıştır veya o anda kendi limitini aşan bir havada uçmuştur ve havadaki kontrolü sağlayamamıştır. Bir de yabancı pilotlar bölgeyi bilmiyorlar. Hiç olmayacak bir havada kalıyor. Bölgeyi de tanımadığından kaza oluyor.

Nerelerde bu spor yapılabiliyor?
Tandem uçuşu bir tek Ölüdeniz'de yapılıyor. Bütün sezon boyunca çok sık uçuş yapılabilen yerlerde bu iş oluyor ancak. İstanbul'da bile yapamıyoruz. Ölüdeniz'de 2 bin metrelik Babadağ var. Bu çok ciddi bir irtifadır ve her zaman size uçuş imkânı sunmaz. Babadağ denizin hemen dibinden yükseldiği için çok güvenli. Bu da dünyada tek olmasını sağlıyor. Babadağ'da bu özellikler olmasa daha çok kaza yaşanırdı.

Kaynak: www .radikal. com. tr
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sue Ellen



Mesaj Sayısı: 197
Yaş: 23
Ad-Soyad: Sue Ellen
Fakülte: İşletme
Okul No: 2004431021
Kayıt tarihi: 11/11/07

MesajKonu: Geri: M. Can Gül ile Röportaj   C.tesi Kas. 07, 2009 1:59 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

M. Can Gül ile Röportaj

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
DEHAVK :: Genel :: Genel Konular-
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder